<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?>
<rss version="2.0">
<channel>
<title>niyetsiz.com</title>
<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 12:45:00 +0200</pubDate>
<link>http://www.niyetsiz.com</link>
<description>sözlükte neler oluyor?</description>
<language>tr</language>
<image><title>logo</title><url>http://www.niyetsiz.com/xml/niyetsiz-logo.png</url><link>http://www.niyetsiz.com</link></image>
<rating>(pics-1.1 "http://www.icra.org/pics/vocabularyv03/" l gen true for "http://niyetsiz.com" r (n 3 s 3 v 3 l 3 oa 2 ob 2 oc 2 od 2 oe 2 of 2 og 2 oh 2 c 3) gen true for "http://www.niyetsiz.com" r (n 3 s 3 v 3 l 3 oa 2 ob 2 oc 2 od 2 oe 2 of 2 og 2 oh 2 c 3))</rating>

<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280577</guid>
<title>ikinci cumhuriyetciler</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280577</link>
<description>(bkz: ikinci cumhuriyetçi)</description>
<author>kakofoni</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 11:16:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280576</guid>
<title>taraf gazetesi</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280576</link>
<description>(bkz: taraf)</description>
<author>kakofoni</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 11:15:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280575</guid>
<title>cizgi kahramanlar da sevismesin bir zahmet</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280575</link>
<description>çizgi kahramanlar çocuklara hizmet ettiklerinden mütevellit &quot;pokemon sevişse ne olur sevişmese ne, hatta sevişmese daha iyi&quot; sözüyle desteklenecek bir ifadedir.</description>
<author>anadolu007</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 05:55:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280573</guid>
<title>savas ciksin diye bekleyen gaza gelmis turk genci</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280573</link>
<description>ben bu adamlardan birini tanıyorum. 

normalde sessiz sakin olan bu adam, rakı içince &quot;nasıl sikmişiz olum ermenileri, kürtlerin de amına koyma vaktimiz yakındır&quot; demişti bir seferinde. gizli faşistlerdendi anlayacağınız. bu sözler ağzından çıktıktan sonra ise daha rahat bu konularda konuşur oldu. adamı çok da ciddiye alamadığımdan pek laf etmedim. neyse gel zaman git zaman sonra bu adam askere gitti. tam bir haftasını doldurmuştu ki mahlas kulunuzun telefonuna bir mesaj düştü bu adamın yolladığı;

&quot;abi sakın gelmeyin askere, sikseler de gelmeyin.&quot;</description>
<author>mahlas</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 02:15:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280572</guid>
<title>arat dink</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280572</link>
<description>(gbkz: hrant dink)'in oğlu. 

(bkz: yokluğum türk varlığına armağan olsun)</description>
<author>mahlas</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 02:02:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280571</guid>
<title>yoklugum turk varligina armagan olsun</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280571</link>
<description>(gbkz: hrant dink)'in oğlu (gbkz: arat dink) tarafından (gbkz: vecdi gönül)'ün faşizan sözlerine binaen yazılmış ve (gbkz: taraf gazetesi)'nde yayınlanmış yazının başlığıdır. böyle kapağa, böyle ayara can kurban. buyrunuz; 



"milli savunma bakanı vecdi gönül soruyor: "bugün eğer ege'de rumlar devam etseydi ve türkiye'nin pek çok yerinde ermeniler devam etseydi, bugün acaba aynı milli devlet olabilir miydi?"

soru basit, hadi cevap ver.

tek başına bir anlamı yok tabii. hatta tek başına okunsa "allah söyletmiş" ya da "gönülden söylenmiş sözler" de denebilir. nitekim dünyanın birçok yerinde "türkiye etnik temizliği kabul etti", "türkiye'de resmî görüş değişiyor" gibi olumlu yorumlarla karşılayanlar da olmuş.

oysa işin aslı öyle değil. zira bakan "bugünkü devlet"i olumlayarak soruyor sorusunu. "şunlar devam etseydi bugünkü devlet olur muydu" derken de eğer bugünkü devleti olumluyorsan, o devam etmeyen şeylerin devam etmemesinden de memnunsun demektir. açık açık da söylemiş zaten -ben niye bu kadar uğraşıyorsam?..

birçok yabancı, "bir savunma bakanı niye bunlarla ilgileniyor" diye de sorabilir tabii. türkiye'yi biraz bileni de "savunma"nın bu ülkede başka bir egemenin tekelinde olduğunu bildiğinden, savunma bakanının asıl işini yapamadığı için mecburen başka şeylerle (demografik yapı, ekonomi vs.) ilgilendiğini düşünebilirdi. ama türkiye'yi biraz daha tanısa, azınlıkların bu ülkede tam da bu alanda değerlendirildiğini bilecek, hatta eğitim kitaplarında azınlıklardan sadece lise milli güvenlik ders kitabı'nda bahsedildiğini bilecek ve bakan'ın bu ilgisine hiç şaşırmayacaktı. kısacası, savunma bakanı işini yapıyor.

ciddiyete davet edildiğimi duyar gibi oluyorum. o yüzden bundan sonrası çok ciddi olacak. soru neydi?..

"rumlar, ermeniler (yaşamaya) devam etseydi, bugün türkiye aynı milli devlet olabilir miydi?"

"hayır olmazdı." basit soruya basit cevap.

sen kalk, yokluğuma övgü düz, sonra da o yokluğum üzerine bir ülkenin kurulduğunu ifade et, o ülkenin bugünkü halini makbul gör, ondan sonra da "olsalardı ne olurdu halimiz" diye iç geçir. kendi ayağına kurşun sıkmanın tarifi gibi bir şey. "sana ne" diyeceksiniz. sıkmışsa sıkmış. o ayakla sizin birlikteliğinizi çoktan koparmadılar mı zaten? gerçekten de işin bu bölümünden artık bana ne...

tabii işin en acı tarafı, bakan'ın söylediklerinin büyük bölümünün maalesef doğru olması. peki, doğruysa doğru, sorun ne? bakan doğruyu söylüyor ama doğruyu yanlış söylüyor. yüreğimizin tavan aralarına, bodrum katlarına koyup, gittiğimiz her yere beraberimizde götürdüğümüz, kırılgan acılarla dolu sandıklarımızı oradan oraya savuruyor. zar zor, ite kaka vardığımız "o dönem herkes çok acılar çekti" kavşağından, direksiyonu birden bire "iyi oldu" sokağına kırıyor. olanları doğru söylüyor ama olanların doğru olduğunu da söylüyor.

şu soruya hakkıyla cevap verelim şimdi...

"hayır, aynı olmazdı. süper olurdu."

sen ne diyorsun?

bütün ülke üç noktaya birikmez, kırk küsur merkez olurdu. yirmi, otuz yıllık fidan hayatlarımız değil, kadim bir orman gibi kültürümüz olurdu. anasının doğduğu yerde doğabilirdi herkes, işte o zaman ülke, "memleket" olurdu.

ben neler söylüyorum?

hiçbir şey değişmese bile en azından o insanlar bugün yanımızda, bizimle yaşıyor olurdu. hiçbir şey değişmese bile en azından sen bu ülkede savunma bakanı olmazdın. olsan da böyle düşünmezdin. düşünsen de böyle konuşacak cesaret bulamazdın. konuşsan da ertesi gün hâlâ bakan olmazdın.

bir daha bakalım, savunma bakanı neyi savunuyor?..

olmamamızın iyi olduğunu savunuyor. tehcir ve mübadelenin türkiye için çok hayırlı olduğunu savunuyor. bunca yıl söyleyip duracaksın "öyle bir niyet yoktu, bunlar savaş tedbiri" falan filan diye; ondan sonra da, bu "gönülsüz tedbirler"den nasıl fayda sağladığını, onların üzerine nasıl inşa olduğunu falan, rahat rahat anlatacaksın.

bu gönülsüz tedbirlerin anlamının "milyonlarca can" olduğunu ayrı bir cümlede söyleyeyim dedim, yoksa ağır olacak...

çok sık unutulan ilginç bir şey söyleyeceğim: biz hâlâ varız. ışte şu kadarız bu kadarız. azız mazız, azınlığız, ama varız. bizim de (yani şu an olanlarımızın da) olmamamızı mı istiyor bakan?

"yok" diyecek elbet. "estağfurullah. olur mu hiç öyle şey; sizin başımızın üstünde yeriniz var." madem bizim olmamızın bir mahzuru yok o ölenler, o gidenler de olsaydı... ama o bunun cevabını vermiş. onlar işte verimli topraktaydı, adadaydı modadaydı, paralar onlardaydı... "o verimli topraklar, o paralar babanın malıydı da hileyle hurdayla mı aldılar, yalanla dolanla mı aldılar? onlar, o verimli topraklara gökten zembille mi indiler" diye sorarlar adama.

bu resmî tez benim kafamı iyice karıştırdı. o insanlar tedbiren mi sürüldüler, yoksa verimli topraklardalar diye mi sürüldüler? unutmuşum, zaten ermeniler ermeni oldukları için sürülmemişlerdi... sadede geliyoruz galiba. tabii o zaman "soykırım"dan yırtmak için verimli topraklardaki müslim-gayrimüslim herkes sürüldü" gibi bir şey söylemek gerekecek -o tarih de yakında yazılır herhalde.

sermayenin "milli"leştirilmesiyle (hele böyle millileştirme) liberal ekonominin aynı cümlede nasıl kullanıldığını da bir uzman bize anlatır artık. sen "milli"yi böyle tarif et, "millet"i, "türk"ü böyle tarif et ondan sonra da çıkıp "tek millet" diye slogan attığında karşı çıkanlara kapıyı göster. "ben türk değilim" diyene de kız.

çok ciddi bir önerim var. hani göz bebeklerimizi, civcivlerimizi her pazartesi sabahı, torna-tesviye sıralarına oturtmadan önce, beton bahçelerde topluyoruz ya, hani onlara şuur aşılayıp, tekleştirip, kutsal amaçlara kanalize edip, dar borulardan geçiriyoruz ya. hani hep bir ağızdan ant içtiriyoruz ya: "varlığım türk varlığına armağan olsun" diye... azınlık okullarında şöyle dedirtelim çocuklara mesele kapansın: "yokluğum türk varlığına armağan olsun."

ınkârdan ikrara doğru yol alınacağını elbette öngörebilirdik de, o ikrarın böyle gönülden bir ikrar, yaşananı olumlayan bir ikrar olacağını da doğrusu tahmin edemezdik.

"gönülsüz tedbirler"den, "gönüllü yokluğumuz"a, resmî ağzın önlenemez evrimine tanık oluyoruz. iç ses artık işkembede durmuyor, duramıyor. ne de olsa egemenler inkârı sevmez. "madem egemenim, niye inkâr edeyim?" egemenlerin "ınkâr hanı"nda konaklamaları geçicidir hep; o, hanın jeopolitik önemindendir, konjonktür baskısındandır, meşruiyet derdindendir. zincirinden boşaldı mı "ıkrar evi"ne dönmek ister, evi gibi yoktur onun. gönlünde yatan aslan kükrer: yaptımsa yaptım; yine yaparım!

sür kardeşim o zaman. gönlümüz zaten sürüldü çoktan. ıliklerimize işlemiş kör olası ilkeler sayesinde zaten zar zor durduğumuz memleketimizden, atalarımızın, daha da önemlisi torunlarımızın yüzüne bakacak onurlu bir duruş uğruna ağız dolusu lafı yiyip yuttuğumuz, her gün yaşamaya çalışarak yaşadığımız dünyamizdan, sür bizi de gayrı. sür gitsin, sür bitsin. bu lafı yutmayacağım ben.

ama niye süreceksin? bizim etimiz ne budumuz ne? dişinin kovuğuna gitmez. zaten biz sürüyüz. egemenliğe ortak olmayı istemek yerine, egemenin akıllısını ister ya sürüler, bizimki de o misal; oturmuş egemenin akılsızlığından bahsedip, egemen uyarıyoruz. bu kadarı da fazla, bu iş böyle göstere göstere de yapılmaz ki. vicdan evinden hiç mi geçmedi yolun?"</description>
<author>mahlas</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 01:45:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280570</guid>
<title>cizgi kahramanlar da sevismesin bir zahmet</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280570</link>
<description>naif ve haklı bir istek.

izlediğimiz, gördüğümüz, hatta baktığımız her yerde, günümüzde seks içerikli göndermelerle karşılaşıyoruz. sikindirik bir yerin açılışına bile manken yığan, "gelin lan, bakın burda ne var eho eho" zihniyetinde olduğu için bu göndermeler; ya da mükemmeliyetçi bir tavırla, baskı kurar nitelikte olduğu için, haklı buluyorum ben bu isteği. teoride doğru.

ama, pratikte, onlar da sevişse keşke. yani, şu an hali hazırda bulunanlar değil artık, yeni ve sevişen kahramanlar lazım bize. (u: eheh) böyle ama. çizgi filmlerin çocuklar üstündeki etkisi, çok büyük, biliyoruz. o halde, sevişmenin nasıl özel ve tatlı bir duygu olduğunu, değerini anlatsa. kafasına bu fikrin tohumunu ekse yani. toplumsal açıdan bir çıkmaza girebilecek bir atraksiyon gibi duruyor başta. fakat, o sevişme yapıldı, yapılıyor, yapılacak da. "öyle veya böyle" , "şurada veya burada" olmasındansa, herhangi bir pişmanlığın bulunmadığı (veya bulunmayacağı ihtimaliyle), bilinçli şekilde olması yeğdir bence. belki birkaç sapkın zihin kurtulabilir. herkes anasından sapık olarak doğmuyor neticede.

uçurum kenarında, havada asılı kaldıklarında saf saf kameraya baksınlar bari. iyi, kötüyü dövsün ya da. bu unsurlar dursun hiç olmazsa...</description>
<author>manav manav</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 01:44:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280569</guid>
<title>temple of the dog</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280569</link>
<description>(gbkz: andrew wood)'un ölümü üzerine, oda arkadaşı (gbkz: chris cornell), (gbkz: matt cameron)[o zaman (gbkz: soundgarden)'daydı], yeni (gbkz: pearl jam) elemanlarının çıkardıkları albüm / tek albümlük grup. sanatsal açıdan bakılırsa, çok güzel bir proje.

buradan en bilinen şarkı:
(bkz: say hello 2 heaven)

bunun dışında (gbkz: call me a dog), (gbkz: hunger strike) gibi, ne bileyim, (gbkz: reach down) gibi güzel şarkılar bulunur içinde.</description>
<author>manav manav</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 01:09:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280568</guid>
<title>andrew wood</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280568</link>
<description>(gbkz: mother love bone)'un vokalisti, merhum grunge elemanı. overdose sebebiyle ölmüştür. ölmemiş olsaydı, (gbkz: pearl jam) olmazdı; (gbkz: temple of the dog) albümü olmayacaktı; böyle hasta bir mantıkla bir yere varılamaz tabii ama, ölmeseydi, hiç değilse bu kadar erken, daha neler görecektik kimbilir.

insanın içine işleyen bir sesi vardır.</description>
<author>manav manav</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 00:55:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280567</guid>
<title>would</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280567</link>
<description>(gbkz: alice in chains)'in 92 tarihli (gbkz: dirt) albümünün çıkış parçasıydı. süper bass rifleri, davul partisyonu, gitara söyleyecek söz bulamıyorum ve tabii ki şahane vokali ile, aic'in ortalığın mına koyduğu bir şarkı. alice in chains'e yeni başlayacanklar için de iyi bir girizgah olma özelliği taşıyor, bence. ayrıca, ölen (gbkz: mother love bone) vokalisti (gbkz: andrew wood)'a yazılmıştır.

sözleri de böyle:

know me broken by my master
teach thee on child of love hereafter

into the flood again
same old trip it was back then
so i made a big mistake
try to see it once my way

drifting body it's sole desertion
flying not yet quite the notion

am i wrong ?
have i run too far to get home
have i gone?
and left you here alone
if i would, could you ?</description>
<author>manav manav</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 00:43:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280566</guid>
<title>suursuz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280566</link>
<description>etrafında olup bitenlere tepki vermeyen.</description>
<author>anadolu007</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 00:14:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280565</guid>
<title>kucuk kiz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280565</link>
<description>(bkz: yüzünü dökme kücük kız)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:56:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280564</guid>
<title>gormeyen bizleriz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280564</link>
<description>bir (gbkz: özer bal) şiiri.

yanılan bizleriz
görüntüler varlığınca doğal
biz adlıyoruz olduğumuzca
çokça da yanılıyoruz

kendimizi aklayıp
onları yalanlıyoruz.</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:51:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280563</guid>
<title>aynasiz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280563</link>
<description>bir (gbkz: özer bal) şiiri.

utancını kendine saklar
utandığında
aynaya bakmaz
utanmaz
kendini tanımaz.</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:45:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280562</guid>
<title>ozer bal</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280562</link>
<description>&quot;ham fikirde herkes hemfikir&quot;

(gbkz: özer bal)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:32:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280561</guid>
<title>sezai karakoc</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280561</link>
<description>(bkz: kan içinde güneş)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:28:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280560</guid>
<title>mehmet anil</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280560</link>
<description>1962, (gbkz: izmir) doğumlu yazar. son romanı (vurgula: pembe otobüs) ile yunus nadi roman ödülünü almıştır.

romanları:

geri gelmemek üzere - 2003/can yayınları
bitik- 2005/can yayınları
pembe otobüs - 2007/can yayınları</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:27:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280559</guid>
<title>kan icinde gunes</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280559</link>
<description>(gbkz: sezai karakoç)'un en çarpıcı şiirlerinden. (gbkz: cemal süreya)'nın (gbkz: kan var bütün kelimelerin altında) şiiri ile ikiz kardeş gibidir adeta, ya da bana öyle gelir hep.

polonyanın kanı beyazdı
ısyan bir bayraktı süt içinde
porselenlerden yapılmış polonya
kırılan heykel ve heykel aşkları
ve venüsün kırık kolu polonya

polonya polonya sana günaydın
karanlıklardan çekip kaderini
ılk aydınlığa çıkardın

ama ben peşteye dönüyorum
peşte bir kan çemberi
işıklı çemberler içinde ölüler
konuşturuyorlar sfenksleri
öğretiyorlar kelimeyi doğan
çocuklara kutsal kelimeleri
kelime en güçlü silahtır
tutar şehri ve insanı

elektrik lambalarının altında
kadın kanları
kadınlar susmuştu
konuşan erkekti
kadın gömlekleri yırtılıyordu
anne gömlekleri
ve mesut dakikaları beklemiş
bütün saatler
tırak deyip durdu

günah duvarına düşmüş
şehrin beyaz kaderi
ve kan aynasında
macar gölgesi
macar kası gergin

kan büyüyordu
- ışin kötüsü gözüm görmüyor
- silah ıslandı atamıyorum
- çevrem kıpkırmızı oldu
ellerim yapış yapış
- kelimelerimi duyuyor musun?

dünyaya kan ismi veriniz

sokak fenerlerine asılmış
güzel ve canlı ölüm
aydınlatıyordu gerçeği
telgraf direklerine çekilmiş
düşman ölüleri bir bütün
apayrı bir varlık insandan
günah kadar çirkin
ve tanrı düzenine aykırı
bir ur kocaman

ölüm yayılıyordu ölüyordu gece bile
işleyen makinalar kalmıştı yalnız
ve onların kolları insanlar
zalim kelimesinin gözbebeği
insan değil alet
aletin aleti
kör
- tanrı onlarsız değil
ama onlar - tanrısız

geride ve peştede kan vardı
budanın bir kelimelik heykeli kan içinde
ve güneş yavaş yavaş yükseliyordu peşte dağlarında
ve kan pırıl pırıldı
kızgın ve kaynar
bin güneş yanıyordu kanda
küçük fakat sağlam</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:22:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280558</guid>
<title>osuruktan teyyare selam soyle o yare</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280558</link>
<description>diğeri bir versiyonu için;

(bkz: üfürükten teyyare selam söyle o yare)</description>
<author>anadolu007</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 23:19:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280557</guid>
<title>hesap makinasinda sozcuk yazmaya calisan insan modeli</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280557</link>
<description>(bkz: hesap makinesinde sozcuk yazmaya calisan insan)</description>
<author>nadnan</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 22:43:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280556</guid>
<title>ormanlar krali</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280556</link>
<description>(bkz: aslan)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 22:42:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280555</guid>
<title>gaf</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280555</link>
<description>(bkz: pot kırmak)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 22:15:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280554</guid>
<title>oyle</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280554</link>
<description>(bkz: öyle oldu böyle oldu)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 22:13:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280553</guid>
<title>dunya halklari kardestir</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280553</link>
<description>&quot;hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililği&quot;

(gbkz: yılmaz erdoğan)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:55:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280552</guid>
<title>basliklari alt alta okumak</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280552</link>
<description>.   	(gbkz: suursuz) (1)  ...
.  	(gbkz: ormanlar krali) (1)</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:49:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280551</guid>
<title>suursuz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280551</link>
<description>farkındalık yoksunu.</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:45:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280550</guid>
<title>ormanlar krali</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280550</link>
<description>(gbkz: asfalt dünya)'ya ait, sözleri ve müziğiyle türkiye'de son on yıllık dönem içinde çıkan en iyi albümlerden biridir.

albümdeki şarkılar:
1. 	(gbkz: hiç)
2. 	(gbkz: beni severmiş o)
3. 	(gbkz: bu akşam olmayacak)
4. 	(gbkz: sakın)
5. 	(gbkz: ormanlar kralı)
6. 	(gbkz: katil)
7. 	(gbkz: zaman)
8. 	(gbkz: son)
9. 	(gbkz: bir akşamın kalbi)

(gbkz: sakın)'ın albümde bulunmayan akustik versiyonunu dinlemek için: 
http://profile.myspace.com/index.cfm?fuseaction=user.viewprofile&amp;friendid=172547448
(çok teşekkürler asfalt dünya)</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:41:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280549</guid>
<title>itaat</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280549</link>
<description>(bkz: itaatkar)</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:40:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280548</guid>
<title>tutarli olmak</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280548</link>
<description>bir tür kişisel yetkinlik; söylenenlerle yapılanların, yapılanlarla söylenenlerin birbirini destekler nitelikle olması.</description>
<author>guvercinle dolu deniz</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:39:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280547</guid>
<title>efkarli</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280547</link>
<description>içki yahut sigara içmek için sebebi olan kişi.</description>
<author>anadolu007</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:35:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280546</guid>
<title>gurme</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280546</link>
<description>yemek yapmayı ve yemeyi kendisine meslek edinen kimse.yemek işinin sanatsal kısmına ağırlık verendir.  şu sıralar (gbkz: yemekteyiz) programında (gbkz: sonradan gurmeler) görülmekte.</description>
<author>anadolu007</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:34:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280545</guid>
<title>nuserin niyetsiz sozluk u ruyasinda gormesi</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280545</link>
<description>nuserin üç vakte kadar hoş oy yağmuruna maruz kalmasına yorulabilecek rüyadır.
(bkz: hayra yoralım hayır olsun)</description>
<author>ortamahalleninkahveciimami</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:33:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280544</guid>
<title>mehmet emrah ozdamar</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280544</link>
<description>(gbkz: asfalt dünya) oluşumunun mütevazi insanı. iyi bir söz yazarı ve bir o kadarda sade ve içten olan ulaşılabilir sanatçı.</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:30:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280543</guid>
<title>hesap makinasinda sozcuk yazmaya calisan insan modeli</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280543</link>
<description>hesap makinasında zelzele sözcüğünü yazan insandır.</description>
<author>ortamahalleninkahveciimami</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:29:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280542</guid>
<title>kucuk kiz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280542</link>
<description>(gbkz: herşeye rağmen) isimli (gbkz: nev) albümündedir.

küçük kız acelen nereye
bir selamın yok mu
eteklerin zil çalıyor
örgülerin nerede
korkuyorum yorulacaksın
boş sokaklarda diye
küçük kız acelen nereye

küçük kız acelen nereye
küçük kız acelen nereye

kim bilir neydi derdin
neler geçerdi aklından
başka başka şeyler anlatırdın da bana
yine de anlamanı isterdin
herkesten daha fazla
ne söylesem de yetmezdi sana ne yapsam da

küçük kız acelen nereye
küçük kız acelen nereye

hangisi anlatır seni
susmak mı ağlamak mı
önemesenmeyi beklerken
yitip giderdin ya hani
bu şehir derdin ya hep
mutsuz ederdin kendini
hep birşeyler eksikti
ne yapsam da

küçük kız acelen nereye
küçük kız acelen nereye
küçük kız ne zaman büyüdük söyle

hangi zamanlara yolculuğun
hangi hevesler peşinde bu bekleyiş
ya neden bu yenilgi daha şimdiden</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:10:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280541</guid>
<title>es</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280541</link>
<description>es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere
sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana

ıçimde bulutlar bir türlü yağmıyor
gökyüzü kurşun gibi
öylesine sessiz öylesine suskun bir yaprak oynamıyor
güneş solgun uzakta karanlık üşüyorum yıldızlar nerdesiniz
ya beni al götür ya bulutlar gitsin
es ki bir nefes gibi bu yokluk bitsin

es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere
sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana

ıçimde bulutlar...

doldur yelkenlerimi açılıp denizlere
bir huzurlu meltem ol ya da içten bir kahkaha
beni de al yanına ne kaldı geriye
es ki nefes gibi bu yokluk bitsin

es...es...es...

es deli rüzgar beni de götür gittiğin yere
sorma neden diye söyleme nereye buralar dar bana

(bkz: nev)(bkz: herşeye rağmen)</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:08:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280540</guid>
<title>efkarliyim</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280540</link>
<description>(bkz: efkarlı)</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:06:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280539</guid>
<title>umut sahili</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280539</link>
<description>(gbkz: nev) denen adamın (gbkz: herşeye rağmen) isimli kasedinde, cd'sindedir. 

hayal meyal kalbimde sır gibisin
yok ki gönül aynamda bir resmin
fısıldarsın düşlerimde gelirim dersin
sen dinmeyen özlemim

bu gece yıldızlar çok yakın bense çok yalnızım
bu gece yıldızlar çok yakın yine girdabındayım
bu gece mecburum yine sana

çık gel neredeysen gel artık yeter
avunamam sen yoksan yerine koyamam
kaç defadır bu sen zannedip aldanışım
çık gel neredeysen umut sahilinde bekliyorum

umut sahilinde bekliyorum
umut sahilinde bekliyorum...

direniyor gözlerim yokluğunu saklıyor
hayat denen rüyada ille de sen diyor
geç kalsak da gelmesen de dilim de gönlüm de
sen diyor sen yine
bu gece yıldızlar çok yakın bense çok yalnızım
bu gece yıldızlar çok yakın yine girdabındayım
bu gece mecburum yine sana

çık gel neredeysen gel artık yeter
avunamam sen yoksan yerine koyamam
kaç defadır bu sen zannedip aldanışım
çık gel neredeysen umut sahilinde bekliyorum

umut sahilinde bekliyorum
umut sahilinde bekliyorum...</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:04:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280538</guid>
<title>nereye</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280538</link>
<description>(u: nev) (u: herşeye rağmen)
sözleri düğümlenir gözlerimde
nerden başlasa bir türlü bilemez
gülemeyen gözleri için mahçup
mağrurum kırgınım söyle nereye

söyle nereye...

belli ki bir derin ağrı yüreğinde
sanma ki bu ıslak sokaklarda bir sen başı önünde
gün olur melekler bile ağlar bu şehirde
mağrurum kırgınım söyle nereye

söyle nereye...

varsın aksın gözyaşların
katsın kederleri önüne
sen derin bir nefes al hayattan yine
bir huzur uykusuna dal bu gece
melekleri de çağır başucuna
uyandığında sen yine umut şarkıları söyle

söyle nereye...</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 21:01:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280537</guid>
<title>yasarken dogmak</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280537</link>
<description>(gbkz: nev)'in (gbkz: herşeye rağmen) isimli albümünden güzel bir şarkı. sözleri ve müziği ile bir kez dinlendikten sonra akıllardan bir daha silinmesi mümkün değildir, o denli güzeldir. 

ummaktan vazgeçtim sözlerin tükendiği gün
çığlık çığlığaydı gözlerim bakıp da duymadın
artık sormuyorum neden diye
bitti yalanlarla dansım yormayın beni yeter

yüzleştim aynalarla işte karşındayım
bır mum aleviydi gözlerim rüzgarımda titreyen
artık geçmez oldu bende bensiz zamanlar
dindi fırtınam duruldum yormayın beni yeter

yaşarken doğmak istiyorum
yüreğime doğmak istiyorum
yağmur olup yağmak istiyorum
sonra güneş olup açmak gökkuşağının renkleriyle

alışınca gözlerim karanlığa yürürken
bir umut ki yaşamak doladım da dilime
meydan okuyorum şimdi korkuların hepsine
dönüş yok gidiyorum sormayın beni yeter

yaşarken doğmak istiyorum
yüreğime doğmak istiyorum
yağmur olup yağmak istiyorum
sonra güneş olup açmak gökkuşağının renkleriyle</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:58:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280536</guid>
<title>herseye ragmen</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280536</link>
<description>(gbkz: nev)'in aynı isimli albümünde yer alan güzel şarkılarından biri.

karanlığı senin kadar iyi bilemem ama
aydınlığı gördüğümden bazen emin değilim
sessizliği senin kadar iyi bilemem ama
bakışların neler söyler anlar gibiyim

belki ne söylerim anlamazsın
seni çok sevdiğimi hissedersin bilirim
eğer koşmak sarılmak gelirse içinden
bil ki ben de öylesine hasretim ama olsun

herşeye rağmen herşye rağmen
ayakta kalma savaşı bu engellere engellere rağmen
herşeye rağmen herşeye rağmen
varolma savaşı bu hayat bu engellere engellere rağmen

kelimeler pes eder de isyanların yenilirse gerçeğe bir gün
kendini yitik bir savaşçı gibi hisssedersen eğer
kaç kez yıkılsak da kaç kez baştan başladık yolu yok
dalıp dalıp da gitsen de kimbilir nerelere sessizce

koca dağlar konuşmazsa ne farkeder
durgun sular akmaz ama derindir bilirim
sen kimbilir hangi kavşakta bir başına
yüreğini al git kimseler olmazsa da yanında

herşeye rağmen herşeye rağmen
ayakta kalma savaşı...

yüzünde mutluluk çizgileri görmek isterim endişe yerine
sen gül ki güller açsın benim de gönlümde
ah şu engeller engelleri yıkmak geliyor içimden
boş sözlere gerek yok seni yanımda istiyorum

herşeye rağmen herşeye rağmen
ayakta kalma savaşı...</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:54:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280535</guid>
<title>gulum</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280535</link>
<description>(bkz: nev) 
(bkz: herşeye rağmen)

bakışların bir ok olmuş sanki dilin hançer gibi
gel şu nazı bırak gülüm sende bir haller var gibi

oooo haydi gülüm derdini söyle
oooo e söyle da yavrum bulalım çare

elden günden değil gülüm gözlerimden sor beni
ne derlerse desinler yüreğimden sor beni
gökte uçan martılardan esip geçen rüzgarlardan
geceleyin yıldızlardan önce bir sor da kır beni

oooo haydi gülüm derdini söyle
oooo e söyle da yavrum bulalım çare

suçum yok günahım yok isyan ettirme bile bile
gel şu inadı bırak gülüm sonra düşürürler bizi dile
bak deli gönlüm bir daha dönmez dünya dönse de tersine
çekilir mi cilven nazın içimdeki aşk olmasa

oooo haydi gülüm derdini söyle
oooo e söyle da yavrum bulalım çare

ben bir yunus olsam sense bir hırçın mavi
derinlerinde dolaşsam sahillerine vursam
şu koca dünya şahidim sensin benim tek sevdiğim

lalalalalaaaa lalalalalaaaa

oooo haydi gülüm derdini söyle
oooo e söyle da yavrum bulalım çare</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:50:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280534</guid>
<title>herseye ragmen</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280534</link>
<description>(gbkz: nev) isimli sanatkarın dillere pelesenk olmuş şarkılarla bezeli ilk albümünün adı. kişisel görüşüm nev'in en iyi albümüdür ve türkiye müzik piyasasında söz yazımı konusunda iyi bir örnek olarak gösterilebilir. tıpkı geçtiğimiz yıl piyasaya çıkan (gbkz: asfalt dünya) albümü gibi.

- (gbkz: zor)
- (gbkz: bazen)
- (gbkz: mavi)
- (gbkz: gülüm)
- (gbkz: herşeye rağmen)
- (gbkz: yaşarken doğmak)
- (gbkz: nereye)
- (gbkz: umut sahili)
- (gbkz: efkarlı)
- (gbkz: es)
- (gbkz: küçük kız)
- (gbkz: zor) (kıvach k. mix)

yapım: jingle house
yapımcı: aura productions
prodüktör: hakan özer
düzenlemeler - kayıt: hakan özer
miksaj:oğuz kaplangi
stüdyo:jingle house, şubat 1998 - ağustos 2001, ıstanbul
mastering: steve rooke - abbey road studios, ekim 2001 londra
fotoğraflar: tamer yilmaz grafik tasarım: serdar sirtanadolu
baskı: galeri matbaası

hakan özer: tuşlu çalgılar, davul programlama (bütün parçalar), bas programlama, geri vokal

toygun sözen: alto saksofon

eyüp hamiş: ney

ılgen küçükseller: keman

özcan şenyaylar yaylı grubu: yaylı çalgılar

cem özkan: bas gitar, geri vokal

cengiz ercümer: darbuka, bendir, küp

özkan uğur: geri vokal

göksel: geri vokal

tuba önal: geri vokal

elif ersoy dağıstanlı: geri vokal

o&amp;oğuz kaplangı: geri vokal</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:47:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280533</guid>
<title>the man who sold the world</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280533</link>
<description>(gbkz: nirvana)'ya ait şarkının sözleri...

we passed upon the stair, we spoke in was and when
although i wasn't there, he said i was his friend
which came as a surprise, i spoke into his eyes
i thought you died alone, a long long time ago

oh no, not me
we never lost control
you're face to face
with the man who sold the world

i laughed and shook his hand, and made my way back home
i searched for a foreign land, for years and years i roamed
i gazed a gazeless stair, we walked a million hills
i must have died alone, a long long time ago

who knows? not me
i never lost control
you're face to face
with the man who sold the world

who knows? not me
we never lost control
you're face to face
with the man who sold the world</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:32:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280532</guid>
<title>dunyayi ben mi kurtaracagim</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280532</link>
<description>(bkz: the man who sold the world) (u: nirvana)</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:31:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280531</guid>
<title>dunyayi ben mi kurtaracagim</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280531</link>
<description>dünyayı kurtaracak kişinin karamsar bir ruh haliyle kendi içinde pasifist ve boşvermiş bir cevap bulmasındansa, hiç sorulmamasının yeğlenmesi gereken soru.</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:27:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280530</guid>
<title>hazret</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280530</link>
<description>alay manası da vardır. babalar, çocukları için veya hocalar, tembel öğrencileri için kullanırlar, mesela.

- (gbkz: hazret) kalkmadı mı daha ?

ya da

- [devamsızlığı çok olan birine ithafen] bu (gbkz: hazret), derse niye gelmiyor hiç ?</description>
<author>manav manav</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 20:00:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280529</guid>
<title>sozlukte 15 kisiyiz her gece birbirimize bakiyoruz</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280529</link>
<description>niyetsiz sözlük yazarına özgü müzminleşmiş rahatsızlık.</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 19:39:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280528</guid>
<title>king</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280528</link>
<description>çok geniş ve kişilere, gruba özgü terminolojisi bulunan, en iyi iskambil oyunlarından. sürprizlerle dolu olanları en zevklileridir. yani, en olmayacak şeyler olunca, insanı daha da hırslandıran bir oyundur.

"elindeki 5'li, o gruptan (atıyorum, maçadan) son kağıdı olduğu halde, ikinci elde, rıfkı yiyen adam"ın dramına şahit olunabilen veya (gbkz: erkek almaz) oynanan da, kendi çapında, amatör bir hentbol takımı kuracak biçimde tüm 8 erkeği alan oyuncuyla, şuh bir tonda "çapkıııın !" diye dalga geçilebilen bir oyun olabilir...

ayrıca, ortamdan ortama, tercihten tercihe değişen, gayri resmi bazı kuralları da vardır;
mesela, (gbkz: rıfkı) denen elde, oyunculardan birinin elinde, kupa ası tek veya kupa papazı (u: rıfkı) tek ise; ya da ikisi birden varsa eğer, o el bozulur. kağıtlar yeniden dağıtılır. eğer oyun içinde daha evvel bu kural uygulanmadan rıfkı yemiş olan varsa, bu kural biraz zor uygulanır. "bana 320 girerken kural yoktu ?" diye çamur yapılacaktır mutlaka...
bir başka gayri resmi kuralda da, (gbkz: kız almaz) oynanırken, her oyuncu birer kız yerse, o el iptal edilir. birinin daha fazla yemesi, paylaşımcı olunmaması gibi bir kriterdir ki çok fazla uygulanmaz bu, vakit kaybı olmaması açısından.

bu arada, oyunun (gbkz: kanlı)sı da ayrı eğlencelidir.</description>
<author>manav manav</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 19:01:00 +0300</pubDate>
</item>


<item>
<guid isPermaLink="true">http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280527</guid>
<title>rape me</title>
<link>http://www.niyetsiz.com/show.php?id=280527</link>
<description>(gbkz: kurt cobain)'in bir balina misali kendini kıyıya vurduğu şarkılardan biri. biz onu bu şarkılarla daha çok sevdikçe, o daha çok acı çekti. ironi dolu sözlerini ve müziğini ilahlaştırıp bu sözlerin kaynağı olan kendi denizinin popüler kültür ahlakınca kirlendiği ve tüketildiği hissi ile bir daha kendi sularında yüzemedi. öldü.</description>
<author>psyce</author>
<pubDate>Friday, 21 Nov 2008 18:30:00 +0300</pubDate>
</item>


</channel>
</rss>
